Saç Sorunları Üzerine Medikal Sosyal Sorumluluk Projesi

Saç kaybı, çözümü olmayan bir problem değildir. Saç kaybı başlangıcında uygulanacak doğru bir bakım şekli ve saç dökülmesini önleyici bir tedavi ile saç kaybının önüne geçmek mümkün olduğu gibi, saç kaybının önemli seviyelere ulaştığı durumlarda saç nakli kesin ve kalıcı çözümdür. Kişi, gerek saç nakli, gerekse saç dökülmesini önleyici tedavi olsun, kendisi için en uygun çözümü uzman doktorların gerçekleştireceği konsültasyon ile bulacaktır.

Okumaya devam et “Saç Sorunları Üzerine Medikal Sosyal Sorumluluk Projesi”

Transmed’de yapılan saç nakli operasyonlarının %20’si düzeltme

Transmed’de gerçekleştirilen operasyonların yüzde yirmisini daha önce muhtelif yerlerde saç nakli ameliyatı geçirmiş kişilerin saçlı bölgelerinde yaptığımız saç ekimi düzeltme operasyonları oluşturuyor.

Halk arasında bebek başı ya da çim adam olarak, medikal literatürde ise pluggy look olarak adlandırılan bu vakaları düzeltmek için günümüzde kullanılan teknikler bunları tamamen kamufle edebilecek kadar ilerlemiş durumdadır. Buna rağmen ilk operasyonun bilinçli ve profesyoneller kişiler tarafından yapılması oluşabilecek görüntü ve sağlık risklerini önleyecektir.

Okumaya devam et “Transmed’de yapılan saç nakli operasyonlarının %20’si düzeltme”

Dr. Melike Külahçı’dan saçlarına özen gösteren kadınlara tavsiyeler

Kadınlarda saç dökülmesinin en sık görülen nedeni, erkeklerde olduğu gibi genetik faktörlerdir. Bu da demek oluyor ki annenizde, teyzenizde veya ailenin diğer kadın bireylerinde saç dökülmesi varsa sizde de olma ihtimali yüksek. Kadınlarda saç dökülmesinin en yaygın çeşidi kadın tipi saç dökülmesi olarak bilinen androgenetik alopesi. Alopesi, özellikle menopoz döneminden sonra başın ön ve üst bölümlerindeki saçların seyrelmesi ile kendini gösterir. Kadın tipi saç dökülmesi genellikle 40 yaşından sonra ani bir şekilde başlar; saçlar gittikçe incelir ve dökülür.

Hormonal düzensizlikler de kadınlarda saç dökülmesinin önemli nedenlerinden bir tanesidir. Hormonal düzensizlikler arasında tiroidin az veya çok çalışması ile görülebilen tiroid bozukluğu, östrojen seviyesinin menopoz sırasında veya sonrasında düşük değerlere ulaşması ve hamilelik dönemi boyunca ve sonrasında hormonların değişiklik göstermesi en sık yaşananlardır.

Kadınlarda doğumdan sonraki ilk altı aylık dönemde saç dökülmesinde hamileliğe oranla gözlenen artış normaldir. Bunun sebebi östrojen seviyesi normale döndüğünde saç dökülmesinin de normal miktarına dönmesidir. Aslında doğum sonrası aşırı dökülme olarak görülen bu olay, saçların doğal yaşam döngülerini düzenlemeye başlamalarıdır; hamilelik süresinde yüksek hormon seviyeleri kadınların normal sayılan saç dökülmesini –bu miktar kişiden kişiye değişmekle birlikte günde 50-100 saç teli arasındadır- geçici olarak durdurur. Kişi bu nedenle hamilelik boyunca azalan hatta yok olan saç dökülmesinin ardından saçlarının ani ve yoğun bir şekilde dökülmeye başladığını zannederek endişelenir.

Sıklıkla anemiye neden olan demir eksikliği aynı zamanda saç dökülmesine yol açar. Kişi demir eksikliğinden süphelenirse hemen demir takviyesi almak yerine önce bir doktora görünmeli ve gerekli kan testlerini yaptırmalıdır. Testlerin sonucunda ihtiyacınız olduğu ortaya çıkarsa elementer demir oranının yüksek olduğu takviyelerin tercih edilmesine dikkat edilmelidir. Demir ilaçlarının kutusunda yazan miktarın her zaman elementer yani saf demir miktarı olmadığını unutmayın. Bazı takviyelerde demir sülfat gibi bileşikler halindeki demir miktarı yazdığı için kafanız karışabilir. Demir fazlalığı da bir sağlık sorunu teşkil ettiğinden tedavi boyunca düzenli olarak kan testleri yaptırılmaya devam edilmelidir.

Telojen efluviyumu olarak bilinen bedensel ya da ruhsal bir rahatsızlık ya da sıkıntı sonucu ani başlayan ve dönemsel seyreden saç dökülmesi  kadınları oldukça üzen bir dökülme tipidir. Kötü beslenme, ciddi enfeksiyon hastalıkları, büyük bir cerrahi operasyon, ya da ciddi bir üzüntü ve ruhsal sıkıntıyı takip eden saç dökülmesi genellikle olaydan altı hafta sonra saç tellerinin dinlenme safhasına (telojen evresi) geçmeleri ile gerçekleşir. Bu gibi durumlarda saçlar avuç avuç dökülerek ele gelebilir. Tam iyileşme sebep olan olay ortadan kalkınca sağlanır.

Bazı ilaçların da saç dökülmesine yol açtığı gözlenir. Saç dökülmesinin ilaç kullanımı ile birlikte artış göstermesi durumunda öncelikle doktora görünmeli ve kullanılan ilaçların bu tür bir yan etkiye neden olup olmadığı sorgulanmalıdır. Belirli bir ilacın sebebp olduğu öğrenilirse doktorunuzla birlikte diğer alternatifler değerlendirilmelidir.

Saç foliküllerini canlandırmayı ve saç uzamasını destekleyen belirli besin ve takviyeler bulunur. Biotin, demir, B5 vitamini, folik asit, elma sirkesi, nane, saw palmetto, yeşil çay, çay ağacı yağı, limon, yeşil yapraklı bitkiler, meyveler, kabak çekirdeği içi, zeytinyağı ve bal bunlar arasındadır.

Yiyecek alınırken organik olanların tercih edilmesi de önemli bir konudur çünkü organik ürünler kimyasal boya, parfüm veya sentetik maddeler almadığınızı garanti eder.

Kadınlar günlük hayatlarında saçlarını güçlendirme ve dökülmeyi önleme adına fazla enerji ve zaman kaybına neden olmayan saç bakım kurallarına dikkat etmelidir.

•   Bir adet hafif günlük bir şapuan bir adet de derinleme temizleyici ibaresi bulunan haftalık şampuan edinin

•   Tercih ettiğiniz saç ürünlerinin sodyum loril sülfat- SFS ve petro ile başlayan petrol ihtiva eden maddeler içermediğine özen gösterin

•   Saça direkt etki eden saç bakım ürünlerini dikkatli seçin ve kalitesiz ürünlerden kaçının. Sert şampuanlar, kremler ve saç şekillendiricilerden kaçının, bu tür ürünler uzun vadede saçlarda hasara neden olmakla birlikte saç uzamasını da olumsuz etkiler

•   Yaz aylarında güneş ışınları, havuz kloru, denizin tuzu, boyama ve perma gibi işlemler nedeniyle yıpranan saçlar için profesyonel medikal bakım ve tedavi kürlerine başvurun

•   Güneş ışığının cilt kadar saçlarınız üzerinde de yıpratıcı etkisi olduğunu göz ardı etmeyin. Saçınıza koruyucu sprey sıkın, sapka kullanın ve olabildiğince şemsiye altında kalmaya dikkat edin

•  Yüzme sonrası alacağınız duş denizden gelen tuz ve havuzdan gelen klorun saçınızı kurutmasını önler

•   Saçlı deri egzersizleri yapın ve derinize masaj yapın

•   Fön ve maşa gibi saç şekillendiricileri yüksek sıcaklıkta ve sık kullanmaktan kaçının

•   Saçlarınızı boyatıyorsanız kimyasal içermeyen doğal ve organik boyaları tercih edin

•  Saçlarınızı sıkı at kuyruğu, topuz veya örgü yapmak yerine doğal ve açık kullanmayı tercih edin

•  Saç folikülleri proteinden oluştuğu üzere az yağlı peynir ve yoğurt, yumurta, badem, fasulye, balık, deniz ürünleri, kabak çekirdeği içi gibi yüksek proteim içeren gıdaları tercih edin

•   Saç köklerini güçlendirmede önemli rol oynayan kalsiyumu yeterli miktarda aldığınıza emin olun