Dr. Melike Külahçı’dan saçlarına özen gösteren kadınlara tavsiyeler

Kadınlarda saç dökülmesinin en sık görülen nedeni, erkeklerde olduğu gibi genetik faktörlerdir. Bu da demek oluyor ki annenizde, teyzenizde veya ailenin diğer kadın bireylerinde saç dökülmesi varsa sizde de olma ihtimali yüksek. Kadınlarda saç dökülmesinin en yaygın çeşidi kadın tipi saç dökülmesi olarak bilinen androgenetik alopesi. Alopesi, özellikle menopoz döneminden sonra başın ön ve üst bölümlerindeki saçların seyrelmesi ile kendini gösterir. Kadın tipi saç dökülmesi genellikle 40 yaşından sonra ani bir şekilde başlar; saçlar gittikçe incelir ve dökülür.

Hormonal düzensizlikler de kadınlarda saç dökülmesinin önemli nedenlerinden bir tanesidir. Hormonal düzensizlikler arasında tiroidin az veya çok çalışması ile görülebilen tiroid bozukluğu, östrojen seviyesinin menopoz sırasında veya sonrasında düşük değerlere ulaşması ve hamilelik dönemi boyunca ve sonrasında hormonların değişiklik göstermesi en sık yaşananlardır.

Kadınlarda doğumdan sonraki ilk altı aylık dönemde saç dökülmesinde hamileliğe oranla gözlenen artış normaldir. Bunun sebebi östrojen seviyesi normale döndüğünde saç dökülmesinin de normal miktarına dönmesidir. Aslında doğum sonrası aşırı dökülme olarak görülen bu olay, saçların doğal yaşam döngülerini düzenlemeye başlamalarıdır; hamilelik süresinde yüksek hormon seviyeleri kadınların normal sayılan saç dökülmesini –bu miktar kişiden kişiye değişmekle birlikte günde 50-100 saç teli arasındadır- geçici olarak durdurur. Kişi bu nedenle hamilelik boyunca azalan hatta yok olan saç dökülmesinin ardından saçlarının ani ve yoğun bir şekilde dökülmeye başladığını zannederek endişelenir.

Sıklıkla anemiye neden olan demir eksikliği aynı zamanda saç dökülmesine yol açar. Kişi demir eksikliğinden süphelenirse hemen demir takviyesi almak yerine önce bir doktora görünmeli ve gerekli kan testlerini yaptırmalıdır. Testlerin sonucunda ihtiyacınız olduğu ortaya çıkarsa elementer demir oranının yüksek olduğu takviyelerin tercih edilmesine dikkat edilmelidir. Demir ilaçlarının kutusunda yazan miktarın her zaman elementer yani saf demir miktarı olmadığını unutmayın. Bazı takviyelerde demir sülfat gibi bileşikler halindeki demir miktarı yazdığı için kafanız karışabilir. Demir fazlalığı da bir sağlık sorunu teşkil ettiğinden tedavi boyunca düzenli olarak kan testleri yaptırılmaya devam edilmelidir.

Telojen efluviyumu olarak bilinen bedensel ya da ruhsal bir rahatsızlık ya da sıkıntı sonucu ani başlayan ve dönemsel seyreden saç dökülmesi  kadınları oldukça üzen bir dökülme tipidir. Kötü beslenme, ciddi enfeksiyon hastalıkları, büyük bir cerrahi operasyon, ya da ciddi bir üzüntü ve ruhsal sıkıntıyı takip eden saç dökülmesi genellikle olaydan altı hafta sonra saç tellerinin dinlenme safhasına (telojen evresi) geçmeleri ile gerçekleşir. Bu gibi durumlarda saçlar avuç avuç dökülerek ele gelebilir. Tam iyileşme sebep olan olay ortadan kalkınca sağlanır.

Bazı ilaçların da saç dökülmesine yol açtığı gözlenir. Saç dökülmesinin ilaç kullanımı ile birlikte artış göstermesi durumunda öncelikle doktora görünmeli ve kullanılan ilaçların bu tür bir yan etkiye neden olup olmadığı sorgulanmalıdır. Belirli bir ilacın sebebp olduğu öğrenilirse doktorunuzla birlikte diğer alternatifler değerlendirilmelidir.

Saç foliküllerini canlandırmayı ve saç uzamasını destekleyen belirli besin ve takviyeler bulunur. Biotin, demir, B5 vitamini, folik asit, elma sirkesi, nane, saw palmetto, yeşil çay, çay ağacı yağı, limon, yeşil yapraklı bitkiler, meyveler, kabak çekirdeği içi, zeytinyağı ve bal bunlar arasındadır.

Yiyecek alınırken organik olanların tercih edilmesi de önemli bir konudur çünkü organik ürünler kimyasal boya, parfüm veya sentetik maddeler almadığınızı garanti eder.

Kadınlar günlük hayatlarında saçlarını güçlendirme ve dökülmeyi önleme adına fazla enerji ve zaman kaybına neden olmayan saç bakım kurallarına dikkat etmelidir.

•   Bir adet hafif günlük bir şapuan bir adet de derinleme temizleyici ibaresi bulunan haftalık şampuan edinin

•   Tercih ettiğiniz saç ürünlerinin sodyum loril sülfat- SFS ve petro ile başlayan petrol ihtiva eden maddeler içermediğine özen gösterin

•   Saça direkt etki eden saç bakım ürünlerini dikkatli seçin ve kalitesiz ürünlerden kaçının. Sert şampuanlar, kremler ve saç şekillendiricilerden kaçının, bu tür ürünler uzun vadede saçlarda hasara neden olmakla birlikte saç uzamasını da olumsuz etkiler

•   Yaz aylarında güneş ışınları, havuz kloru, denizin tuzu, boyama ve perma gibi işlemler nedeniyle yıpranan saçlar için profesyonel medikal bakım ve tedavi kürlerine başvurun

•   Güneş ışığının cilt kadar saçlarınız üzerinde de yıpratıcı etkisi olduğunu göz ardı etmeyin. Saçınıza koruyucu sprey sıkın, sapka kullanın ve olabildiğince şemsiye altında kalmaya dikkat edin

•  Yüzme sonrası alacağınız duş denizden gelen tuz ve havuzdan gelen klorun saçınızı kurutmasını önler

•   Saçlı deri egzersizleri yapın ve derinize masaj yapın

•   Fön ve maşa gibi saç şekillendiricileri yüksek sıcaklıkta ve sık kullanmaktan kaçının

•   Saçlarınızı boyatıyorsanız kimyasal içermeyen doğal ve organik boyaları tercih edin

•  Saçlarınızı sıkı at kuyruğu, topuz veya örgü yapmak yerine doğal ve açık kullanmayı tercih edin

•  Saç folikülleri proteinden oluştuğu üzere az yağlı peynir ve yoğurt, yumurta, badem, fasulye, balık, deniz ürünleri, kabak çekirdeği içi gibi yüksek proteim içeren gıdaları tercih edin

•   Saç köklerini güçlendirmede önemli rol oynayan kalsiyumu yeterli miktarda aldığınıza emin olun

Çağımızın Anti-Aging gözdesi: Dolgu Enjeksiyonları

Yüz kırışıklıklarını doldurmak için en sık kullanılan yöntem, Restylane dolgularıdır. Verilecek hacim ile dudakların, çizgilerin, kırışıklıkların ve yüz kıvrımlarının tedavi edilmesi sağlanır. Hızlı ve kolay uygulanmasının yanı sıra, görülebilir sonuçların hemen elde edilmesine olanak sağlar. Şeffaf ve renksiz bir jel halinde üretilen restylane, derinizin üst kısmına konulunca kendi cilt tonunuz (renginiz ) ile karışarak bir bütünlük oluşturur.

İnsanlar yaşlandıkça, derinin altında bulunan kolajen ve elastik lifler kırılmaya ve eskimeye başlar. Bu kırılmalar doğal yaşlanma sürecimizin bir parçası olmakla birlikte, fazla kaş çatma, gözleri kısarak bakmak, sigara içmek, gülümsemek ve diğer yüz mimikleri de bu kırılmaların artmasına neden olur.

Restylane vücudun kendi hyaluronik asit yoğunluğunun azaldığı bölgelere enjekte edilir. Enjekte edildiği bölgelerde hacim oluşturarak tedavi sağlar. Sonuçlar çok hızlı elde edilir ve enjeksiyon sonucunda herhangi bir iz kalmaz.

Botoxta olduğu gibi, restylane tedavisi de ”öğlen molası” prosedürü olarak tanımlanabilir. Genellikle, 20 dakikadan daha az bir süre içinde uygulama yapılır.

Restylane minik bir iğne ile, derinin altına, kırışıklık altında bulunan kendi kolajeninizin içine enjekte edilir. Gereken enjeksiyon sayısı, kırışıklığın derinliğine ve uzunluğuna bağlı olarak değişir. Kişinin problemine bağlı olarak birden fazla enjeksiyon gerekebilir.

Restylane, bakterilerle ayrışabilen diğer dolgu maddeleri gibi hayvansal kökenli değildir. Bu özelliği ile, alerjik reaksiyonları en aza indirgediği gibi, hayvanlara özgü hastalıkların insanlara taşınmasına da engel olmaktadır. Tedavi edilen bölgede, birkaç saat süren hafif bir şişme olabilir. Makyaj ile kolaylıkla kapatılabilecek hafiflikte olan morarma görülebilir. Alerjik reaksiyonlar çok nadir görülür, bu reaksiyonlar, enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, kaşınma veya sertlik şeklinde olabilirler. Dolayısiyla, restylane kullanımı tamamen güvenli olmakla birlikte tedavi öncesi herhangi bir test uygulaması gerektirmez.

Restylane enjeksiyonlarından sonra normal aktivitelerinize hemen geri dönebilirsiniz. Tedavi yapılan bölgeye bağlı olarak sonuçlar, 3-6 ay arasında bir süre için kalıcı olurlar.

Tedaviler herhangi bir cerrahi işlem içermediğinden, yüz germe operasyonlarına bir alternatif olmaktadır. Restylane doğal bir görüntü verdiği için, vücudunuzun başka bir bölgesinden doku almaya gerek kalmaz. Restylane, mikrodermabrazyon, kimyasal peeling  ve hatta yüz germe operasyonları gibi diğer yüz gençleştirme prosedürleri ile ortak olarak da yapılabilir.